Emzirme Döneminde Beslenme Şekli ve Süt Artırma

Anne sütünün anneye ve bebeğe olan faydaları tabi ki çok fazla ama kendimden örnek verecek olursak ben neredeyse anne sütünün ne demek olduğunu bilmeyen bir bebekmişim.Bebeklik ve çocukluk döneminde de çok şükür gayet sağlıklıyıdım. Yani demek istediğim aşağıda anlatacağım beslenme ve yaşam şeklini benimsediğiniz halde sütünüz azsa, yetmiyorsa ya da yoksa bu dünyanın sonu demek değil. Annelik ömür boyu süren bir sorumluluk olduğundan emzirebilmek ya da emzirememek bunun en büyük parçası sayılmaz değil mi? Yine belirtmek istiyorum. Ben uzman değilim. Okuyan, araştıran, deneyimleyen ve paylaşan bir anneyim.
İnci sezeryan doğum ile dünyaya geldi ve benim sütüm de ilk andan itibaren gelmeye başladı. Bazı doğumlardan sonra sütün gelmeye başlaması dört güne kadar uzayabiliyor bu sebeple bebeğin sağlık durumuna bakılarak mama takviyesi yapılabiliyor (Kan şekerinin düşmesi gibi durumlarda). Bu birçok insanın yaşadığı ve gayet normal kabul edilen bir durum. Yazımı yazarken lohusaların da okuyacağını bildiğimden telkinler vermeye çalışıyorum çünkü yeni doğum yaptığınızda sütünüzün az olması annelik konusunda yetersiz hissettirebiliyor. Doğumdan sonra hastaneden çıkmadan önce kısa bir eğitim vermek üzere hastanenin emzirme koçu geldi. İnci’yi emzirmemi izledi ve bu doğrultuda bana bazı duruş, oturuş ve emzirme sıklığı ile ilgili bilgiler verdi.Bahsettiği şeylerin çoğunu biz içgüdüsel olarak yapmaya başlamışız bile zaten, hem de hiç bilmeden:) Bana söylediği en önemli şey suyu nasıl içmem gerektiğiydi. Bol su içmem gerektiğini biliyordum ama özellikle emzirmeden hemen önce ve hemen sonra büyük bir bardak suyu tek seferde içmenin sütü arttırıcı bir özellik olduğunu bilmiyordum. Hemen o an uygulamaya başladım ve hala alışkanlığımdır böyle yapmak:)

Ben ilk 6 ay neredeyse sadece anne sütü ile besledim İnci’yi. 5. aydan itibaren meyve püreleri tattırmaya başladık. Ben de bu süreçte yetti mi, doydu mu, azaldı mı gibi soruları her zaman kendime sordum, özellikle ilk 3 aylık dönemde. En doğru cevap kilo alımının normal gitmesidir ama gel de lohusalık damarlarına anlat bunu:) İnci yeni doğduğunda ortalama 2-3 saatte bir yarım saat hatta 40 dakika emiyordu. Her bebek farklı olabilir ve saat başı hatta daha sık da emmek isteyebilir. Yenidoğan sürecinde bebek her istediğinde emzirilmelidir deniyor. Doğar doğmaz emzirme düzeni oluşturmaya çalışmayın, çünkü bazen bu durum zamanla oturabiliyor. Bebeğinizin sürekli emmek istemesinden bunalırsanız şöyle düşünün, yeni doğan bebek ve annesinin tek iletişim şekli emzirmek. Sadece karnını doyurmak için değil sizinle olmak istediği için emmek istiyor olabilir:) Bu süreçte vücut bebeğin ihtiyacı kadar sütü üretmeye de başlıyor. Bir süre sonra bebeğinizi emzirdiğiniz saatlerde onun emeceği kadar süt üretmeye başlıyorsunuz. Sağlıklı bir emzirme sürecinde mekanizma bu şekilde ilerliyor. Nasıl da mükemmel bir sistem…

Sütünüzün yetmediğini düşünüyorsanız bebeğinizin doktor kontrolüne gittiğinizdeki kilo alımına bakmadan mama verilmesi genelde önerilmez çünkü bebekler çok sık emmek isteyebilir ve huzursuz davranışlar srgileyebilirler, bu da akıllara ilk önce “doymuyor mu?” sorusunu getirebilir. Süt üretiminizi düşürmemek ve bebeğe gerekiyorsa mama verilecekse miktarını doğru ayarlamak için öncelikle doktorunuzdan onay almak en iyisidir:)

 

SAMSUNG CAMERA PICTURES

Emzirme süresince beslenme konusunda ise belli bir düzenin dışına çıkmamaya özen gösterdim…
Hamilelik süresince vücudun yağ depolamasının bir sebebi de doğum sonrası süt yapımında kullanmaktır. Doğumu takip eden ilk aylarda anne sütü yapımında kullanılan yağların bir kısımını hamilelikte depolanan yağlar oluşturur. Bu sayede kilo da verirsiniz:) Öncelikle beslenme dışında en önemli etken uykusunu almış ve kaygılardan arınmış bir bünye. Yeni doğum yapmış bir annenin uykusunu almış olması imkansız gibi görünebilir, eğer yanınızda bir yardımcınız varsa bebeğiniz uyudukça siz de yatıp dinlenmelisiniz. Günlük hayatın akışında vakit bulmak zor olsa da o dönem için önceliğiniz dinlenmek olmalı.
Her sabah yumurta, peynir,iki dilim ekmek tükettim. Öğlen ve akşamları mutlaka protein tükettim. Özellikle somon balığı ve kırmızı et bence çok süt yapıyor:)Etlerin yanında ekmek/pilav/makarna gibi karbonhidratlar da tükettim. Somon alırken de dikkat etmeniz gereken nokta Norveç somonu olmasıdır diyebilirim. Araştırdığım kadarıyla en temiz ve metal atığa maruz kalma biçiminden güvenilir olan somon balığı Norveç somonu. Onu da büyük marketlerin balık reyonlarında taze ve açık olarak bulabiliyorsunuz. Etin yanında yine salata-sebze-ekmek tükettim. Ara öğünlerde mevsim meyveleri ve süt ya da yoğurt tükettim. Eğer annem bizdeyse şekersiz kuru incir-kuru kayısı kompostosu içtim ve tabi ki ortalama 3 Litre su. Tabi ki canım tatlı istediğinde fazla karşı gelmedim yedim ama süt olsun diye değil canım istediği için. İlk 6 aylık dönemde baklagil tüketmemeye dikkat ettim bebekte gaz yapmaması için. Emzirme döneminde beslenmenizin nasıl olması gerektiğini hem kendi doktorunuza, hem de bebeğinizin doktoruna da danışarak kendinize güzel bir program hazırlayabilirsiniz. 6 aydan sonra bu hassasiyetim biraz azaldı ve eskisi kadar dikkat etmesem de yine de protein, kalsiyum ve su tüketimime dikkat ettim. İnci şuan 17 aylık ve hala emziriyorum. Normalde sadece uykuya geçişte ve geceleri emziriyorum ama hastalanırsa gün içinde de onu rahatlatmak adına emziriyorum.
Bazen kısa bir öğlen uykusu, bazen duş sonrası yarım saat dinlenme ve birazcık derin nefes almak süt üretiminizi etkileyecektir, mesela annem ilk bizim evden gittiğinde benim sütüm resmen azaldı çünkü “yapabilecek miyim”, “her şeyin üstesinden tek başıma gelebilecek miyim” sorularını sormaya başladım. Sonra kendimi telkin etmeye çalışarak sakinleştirdim. Hiç birimiz kusursuz ya da süper güçlü değiliz, hepimiz bebeklerimiz için en iyi olmaya çalışıyoruz.

Sütünüzün ve uykunuzun bol olması dileğiyle,
Sevgiler 🙂

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir