İnci’nin Uyku Düzeni ve Gece/Gündüz Ayrımı

 

Size İnci’nin doğduğu günden itibaren yaşadığımız uyku sürecimizden bahsetmek istiyorum. Öncelike şunu eklemeliyim; “her bebek aslında kendi bakım kitabıyla doğar” diye bir cümle duymuştum ve bunu etrafımdaki diğer bebekleri gözlemledikçe çok daha iyi anlıyorum. İnci ilk doğduğu günden itibaren özellikle ilk 3 aylık dönemde uykuyu çok seven bir bebekti. Bebeklerin uykuya yetişkinlerden daha fazla ihtiyacı olduğu bilimsel bir gerçek olsa da çevremdeki bazı annelerden bebeklerinin ilk 3 aylık dönemde günde 5 saatten fazla uyumadıklarını bile duydum.

İlk gecemizde İnci sürekli emerek uyumak istemişti ve bu aslında çok doğaldı, ikinci gece de aynı şekilde devam etti ve ben sezseryan doğum yaptığım için hastenede 2 gece kalmıştık. Eve gideceğimiz gün doğum doktorum sabah gelip gecemizin nasıl geçtiğini sordu, ben de hep yanımdaydı emerek uyudu genelde diye anlattığımda bugünden itibaren ona emzik verebileceğimi, çünkü karnı toksa beni emzik olarak kullanmaya alışırsa büyümeye başladığı zaman uyku düzeninde sorun yaşayabileceğimi söyledi, yine de kararı bana bırakarak yanımızdan ayrıldı. Çok geçmeden emzirme koçu bizi emzirme süreci ile ilgili bilgilendirmek için odamıza geldi ve emziği kesinlikle tavsiye etmediğini ve asla verilmemesi gerektiğini söyledi… Tabii ki kafam biraz karışsa da doktoruma güveniyordum. Yine de biraz daha araştırmaya karar verdim ve eğer bebek güzel emebiliyorsa ve emziği yeni doğanken veriyorsanız meme,biberon ya da emzik ayrımı yapamayacaklarına dair bir kaç yazı okudum.

Üçüncü gece İnci’nin güzelce doyduğundan emin olduktan sonra yatırdım ve emzik verdim. Bu sefer 2-3 saatten önce uyanmadı. Ne zaman ki uyanıyordu aradan en az 2-3 saat geçmiş olduğu için emziriyordum. Emzikten miydi bilmiyorum ama bana uykusuz geçen iki gecenin üzerine iyi gelmişti (Emzirme konusu ayrıntılı bir süreç olduğundan başka bir yazıda onu da anlatacağım).

Uyku düzeni ve gece-gündüz ayrımı konusunda bazı kitaplardan edindiğim bilgiler doğrultusunda hareket etmeye başladık. Hatta yazımın sonunda iki kitap tavsiyem olacak. Akşam hava kararmaya başladığı zaman 8-9 civarlarında evde parlak ışık veren avizeler yerine daha loş ışık veren abajurları kullanmaya gayret ettik. (İnci’den önce de sık sık kullandığımız ışıklardı aslında) Belli bir rutin sonrası uykuya giden bebeklerin çok daha kolay uyuduklarını mutlaka okumuşsunuzdur. Biz de baştan itibaren rutinimizi belirledik ve aylar geçtikçe ufak değişikliklerle benzer tutmaya çalıştık. Yenidoğanken loş ışıklar, duş, emzirme ve uykuya geçişti. Şimdi de uykudan önce duşta biraz oyun oynuyoruz. Sonrasında gece beslenmesi (genelde muhallebi oluyor) ve ortalama yarım saat daha birlikte vakit geçiriyoruz. Uykudan önce onu yoracak oyunlar değil de daha basit ve sakin oyunları tercih ediyoruz. Yüksek sesle coşkulu oyunlar oynamıyoruz ki sakin bir ortamdan sonra uykuya geçmesi daha kolay olsun. Gece uyandığında da fısıldayarak konuşuyorum onunla ama sabah olup uyandığında daha coşkulu karşılıyorum:) Mesela evde misafir olduğu zaman ya da biz misafirliğe gittiğimiz zaman aydınlık, gürültü ve yükses sesten dolayı İnci’nin uyku saatinin geçtiği oluyor, çünkü o saatlerde yorgun da düşse ortamdan dolayı uykusu gelmiyor ya da gelse de tam olarak bunu anlayamıyor böyle olunca da huysuzlanmaya başlıyor. Çünkü yetişkinler gibi onlar da yoruldukları zaman sakinliğe ihtiyaç duyarlar hatta belki bizden daha fazla sakinlik ararlar:) Zihni ve vücudu sakin olan bebekler de daha kolay uykuya geçer, aynı bizim gibi.

img_2027

İnci şuan 14 aylık gündüz ve gece uykusuna evdeysek emerek geçiyor. Dışardaysak bazen arabasında da uyuyakalıyor. Bir kaç kez gece anneme bıraktığımızda biberonla mama verip, sallayarak uyutmuş ama normalde sallanmakla pek ilgilenmiyor, en azından şimdilik. Bazı annelerden duyduğum 1,5-2 yaşına kadar istemeyen bebekler o yaştan sonra sallanmak isteyebiliyorlarmış:) Gece uyandığı zaman yine emziriyorum ve su içiriyorum. Ortalama 21:00 civarlarında uyuyup sabah 09:00 civarlarında güne başlıyor ve bu 12 saat içinde ortalama 3 kez uyanıyor. Diş dönemleri ve hasta olduğu zamanları katmıyorum:) Çok sık kalkan ya da uykuya dalmada sıkıntı çeken bir bebek olmadığı için ben herhangi bir uyku eğitimi vermeyi denemedim. Uzmanlar deliksiz bir uyku için eğitim verilmesini daha uygun görüyorlar. Vermeyi düşünenler için Tracy Hogg’un yöntemleri bana en mantıklı gelen yöntemler oldu çünkü fazla ağlatmadan bir düzene koymayı öngörüyor.

 

img_2026

 

Gelelim odaları ayırma konusuna:)
İnci ilk 5 ay hep yanımızdaki beşiğinde uyudu. 5 aydan sonra gündüzleri kendi odasında da yatırmaya başladım. Akşamları 20:00 civarlarında uyuduğu için bazı akşamlar da odasında uyutuyordum, çünkü Emre işten geç geldiği günlerde İnci uyuduktan sonra odaya girip giyiniyordu ve bu da İnci’nin uykusunun bölünmesine neden oluyordu. 6-7 aylık olduğunda her akşam odasında yatırıp biz uyuduktan sonra kalktığında (genelde 00:00-01:00 arası oluyordu) yanımıza almaya başladım. Bu sayede o da daha rahat uyumaya başladı. Bebeklerin kendi odalarına ne zaman geçmeleri gerektiği konusunda biraz arştırma yaptım ve bunun aslında ebeveynlere ve bebeğin kendi odasında yatmayı isteyip istememesine bağlı olduğunu gördüm. Ortalama 6 ay ile 2 yaş arası gösterilse de sanırım en önemli nokta bebeğe herhangi bir travma yaşatmadan gerçekleştirmek. Eğer bebeğinizin sizden ayrı odada uyuduğunda huzursuz olduğunu düşünüyorsanız (mesela ayrı odadayken daha sık uyanıyorsa ya da uyandığında yüksek ses ile ağlıyorsa) belki de zamanı gelmemiştir. 9 aylık olup artık beşiğinde rahat edememeye başlayınca ben de yanımıza almayı bıraktım ve sesini rahatça duyabilmek için bebek kamerasını gece uyurken de kullanmaya başladım. Bu düzene bir anda geçmediğimiz için İnci’nin uykusunda hiç bir değişiklik olmadı .Yine de hastalandığında ya da gece sık uyandığında (genelde dişi patlamadan bir hafta kadar önce böyle düzensizlikler oluyor bizde)yine yanımıza alıyorum. Hatta sebepsiz yere de yanımıza alıyoruz:) ve hatta neredeyse her sabah Emre işe gittikten sonra eğer kalkarsa yine yanıma alıyorum birazcık keyif yapıyoruz:) Ben İnci’yi büyütürken hiç bir zaman katı kurallara bağlı kalmadım, bir bebeğin ihtiyaçlarını en doğru şekilde anlamak için ona farkındalıkla ve her zaman iyi bir gözlemci gözüyle yaklaşmak gerektiğini öğrendim. Annelik biraz da içgüdüsel bir duyguysa gözlem+bilgi ve hislerinizi kullanarak ona en doğrusunu fazlasıyla verebilecek güce sahipsiniz zaten…Hem uyku süreci, hem de bebek bakımı ile ilgili okuyup çok beğendiğim kitaplardan biri Sinem Olcay Kademoğlu’nun “Merhaba Bebek”kitabı, bir de ihtiyacınıza ve bebeğinizin bulunduğu yaş kategorisine göre Tracy Hogg’un kitapları. Yine de en önemli klavuz içgüdülerimiz diyorum:) Bizim uyku sürecimiz şimdilik bu şekilde ilerliyor, umarım yardımcı olacak bilgiler ve fikirler edinirsiniz. Tüm sorularını bekliyorum,
Sevgiler 🙂

 

*Fotoğraflar www.kisabifilm.com Elif Yıldız çekimidir..

İnci’nin Uyku Düzeni ve Gece/Gündüz Ayrımı” üzerine bir yorum

  1. Merhabalar, İnci’yi emzirerek uyuttuğunuzu yazmışsınız. Gazı olmuyor muydu?? Ben emzirdikten sonra gazını çıkartmazsam çok sorun yaşıyoruz 🙁

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir